AKP SEÇİM BEYANNAMESİNDE TARIM ve HAYVANCILIK

HAKKIMIZDA

VII. TARIM ve HAYVANCILIK

Türkiye’de tarım sektörü yıllarca ihmal edilmiş, özellikle son yıllarda yaşanan derin ekonomik krizden çiftçilerimiz, köylülerimiz çok olumsuz etkilenmiştir. Uygulanmakta olan ekonomik program da tarım sektörünün problemlerine çözüm getirememiş, çiftçilerimiz daha da zor duruma düşmüştür.

Son yıllarda mazot, gübre, ilaç, tohumluk, makine gibi tarım girdilerinin fiyatlarında büyük artışlar meydana gelirken, tarım ürünlerinin fiyatlarındaki artış sınırlı kalmıştır. Örneğin, 1998 yılında 2 kilo buğday parasıyla 1 litre mazot alabilen köylümüz, bugün ancak 6 kilo buğday parasıyla 1 litre mazot alabilmektedir.

Tarım işletmelerinin verimli çalışmasında, ölçek ekonomisi çok önemlidir. Türkiye’de tarım arazilerinin nesilden nesle bölünerek intikal etmesi, ortalama tarım işletme alanının gittikçe küçülmesine ve tarımda verimin düşmesine sebep olmuştur.

Türkiye’de tarım sektörünün GSMH içindeki payı yüzde 14’e gerilemiştir. Öte yandan toplam sivil istihdamın yaklaşık yüzde 40’ı tarım sektöründe çalışmaktadır. Bu nedenle, tarım sektörü sadece ekonomik politikalar kapsamında değil, öncelikli olarak sosyal politikalar kapsamında ele alınmalıdır.

Avrupa Birliği’ne üye ülkelere bakıldığında, tarım sektöründe çalışanların, toplam çalışanlara oranının sadece yüzde 4 civarında olduğu görülmektedir. Buna rağmen 2001 yılında AB’nin tarım sektörüne verdiği destek 104 milyar Euro olmuştur. AB çiftçilerinin gelirinin yüzde 35’ini devlet destekleri oluşturmaktadır. Bu oran, serbest piyasa ekonomisinin önderliğini yapan ABD’deki çiftçiler için bile yüzde 21’dir.

Tüm bu verilere bakıldığında, Türkiye’de devletin tarım sektörüne destek vermek zorunda olduğu apaçık ortadadır. Önemli olan, bu desteğin ne tür projelerle ve nasıl verileceğinin iyi planlanmasıdır.

PARTİMİZİN tarım politikalarının temel hedefleri; ülkemizin temel gıda ürünleri açısından kendi kendine yeterli olması, verimli tarım arazilerinin sürekli işlenir halde tutulması, tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasıdır.

Bu temel hedeflere ulaşmak için aşağıdaki politikalar uygulanacaktır:

·          Devletin fiyatlara müdahalesi yerine, fiyatların serbest piyasada oluşması esas alınarak, üretimin piyasa koşullarındaki talebe göre yönlenmesi sağlanacaktır. Devlet, tarım ürünlerinin ticaretini yapmayı bırakacaktır.

·          Ürün borsalarının gelişmesi desteklenecek, bu borsalarda vadeli işlemlerin başlatılması için gerekli önlemler alınacaktır.

·          Tarımda devlet desteği, her bölge ve her ürün için ayrı ayrı projeler kapsamında ele alınacak, programlar uygulanırken ülkemizin gerçekleri göz önünde bulundurulacaktır.

·          Mülkiyete dayalı olarak uygulanan Doğrudan Gelir Desteği sistemindeki aksaklıklar giderilecek; dar gelirli çiftçileri hedefleyen bir yapı oluşturulacaktır. Arz açığı olan yağlık bitkiler, pamuk, zeytin, buğday, mısır gibi ürünlere doğrudan gelir desteği ve prim sistemi uygulanacaktır.

·          Çiftçilerimizin istikrarlı ve yüksek gelir elde etmesini sağlamak amacıyla gübre, mazot, tohumluk ve tarım ilaçları gibi üretim maliyetlerini azaltıcı ve teknolojik gelişimi hızlandırıcı tedbirler uygulamaya konulacaktır.

·          Arazi ve Çiftçi Kayıt Sistemi oluşturmaya yönelik çalışmalar tamamlanacak, Coğrafi Bilgi Sistemi, Çiftlik Muhasebe Veri Ağı ve Tarım Bilgi Sistemi geliştirilecektir.

·          Tarım arazilerinin tapu kadastro işleri kısa sürede tamamlanarak, toprak ihtilafları kesin çözüme bağlanacaktır.

·          Tarımsal faaliyet gösteren KİT'ler gerekli önlemler alındıktan sonra özelleştirilecek, TMO stratejik stok yönetimi çerçevesinde faaliyetini sürdürecektir.

·          Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yeni şartlar ve ihtiyaçlar dikkate alınarak yeniden yapılandırılacaktır. Üretici Birlikleri, kooperatifler, dernekler, vakıflar ve şirketler desteklenerek, kamunun sivil toplumla olan işbirliği geliştirilecektir.

·          Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri ile Tarım Kredi Kooperatifleri özerkleştirilerek rasyonel şekilde çalışmaları hususunda gerekli önlemler alınacaktır.

·          Çiftçimizi ve mahsulü risklere karşı korumak amacıyla, Risk Yönetimi araçları geliştirilecek; tarımsal sigorta sistemi, vadeli işlemler borsası, sözleşmeli tarım ve stok yönetimi araçları uygulamaya konacaktır.

·          Tüketici tercihleri ve kaliteli üretime yönelik tohumluk sanayi özendirilecektir.

·          Ekolojik (organik) tarıma  önem verilecek ve desteklenecektir.

·          Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerin üretiminde insan sağlığı ve çevrenin korunması konusunda Dünyadaki gelişmeler yakından takip edilecektir.

·          Tarımsal araştırma önceliklerinin belirlenmesinde, piyasa ihtiyaçları göz önünde bulundurularak çiftçilerin talepleri dikkate alınacak; projelerin geliştirilmesinde ve uygulanmasında çiftçilerin katılımı ve katkısı sağlanacaktır.

·          Ağır erozyon problemi yaşanan ülkemizde, çevreyi ve sosyo-ekonomik koşulları göz önüne alan tedbirler devreye sokulacaktır. Erozyon tehdidi altında bulanan arazilerin kalıcı bitki örtülerine tahsisi sağlanacaktır.

Hayvancılık

Ülkemizde hayvancılık sektörü yıllarca ihmal edilmiştir. Ekonomik krizlerin de etkisiyle, Türkiye et ihraç ederken, et ithal eder hale gelmiştir.

1980 yılında Türkiye’de 16 milyon sığır varken, 1999’da bu rakam 11 milyona inmiştir. Yine 1979 yılında Türkiye’de 46 milyon koyun varken, 2000 yılında bu sayı 28 milyona düşmüştür. Sığır sayısında yüzde 30, koyun sayısında yüzde 38 düşüş vardır. Bu dönemde ülkemizin nüfusunun ve milli gelirinin arttığı dikkate alındığında, hayvancılık sektöründeki gerilemenin ne kadar büyük boyutlarda olduğu daha iyi anlaşılır. Sorun, sadece hayvan sayısının düşmesi değildir. Verimlilik de düşmüştür.

Ülkemiz, hayvancılık sektöründe büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak, tesislerin ilk yatırım bedellerinin yüksek oluşu, nitelikli insan gücü ve ihtisas gereksinimi, ülkemizde modern tesisler kurulmasını zorlaştırmaktadır.

PARTİMİZİN hayvancılık politikaları şöyledir:

·          Üretici örgütlenmeleri teşvik edilecek, daha büyük ölçekteki işletmelerin oluşması sağlanacak, böylece ölçekten doğan ekonomi elde edilecektir.

·          Entegre hayvancılık işletmelerinin kurulması desteklenecektir.

·          Krizden olumsuz etkilenen entegre beyaz et sektörünün kriz öncesi duruma gelmesi için gerekli önlemler alınacaktır.

·          Damızlık hayvan yetiştirilen özel sektör kuruluşları desteklenecek, yerli ırklar ıslah edilecektir.

·          Devlet arazilerinin uygun koşullarla özel sektör işletmelerine kullandırılması sağlanacaktır.

·          Mera ıslahı yapılacak, Mera Kanunu'nun uygulanmasına işlerlik kazandırılacaktır.

·          Yem bitkileri ekimi teşvik edilecektir

·          Tarla balıkçılığı özendirilecek, deniz balıkçılığına yönelik hukuki, kurumsal ve teknik çalışmalar hızlandırılacaktır. AB Balıkçılık politikası esas alınarak üretim ve pazar koşulları geliştirilecektir.