Dünya Veteriner Hekimler Birliği tarafından 2026 yılı Dünya Veteriner Hekimler Günü teması olarak belirlenen “Veteriner Hekimler: Gıda ve Sağlığın Koruyucuları”, veteriner hekimliğin çiftlikten sofraya uzanan gıda zincirindeki kritik rolünü vurgulamaktadır. Veteriner hekimlik hizmetleri; gıda güvenliği ve güvencesi, zoonotik hastalıkların önlenmesi, antimikrobiyal direnç (AMD) ile mücadele ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin sağlanmasında temel bir işleve sahiptir.
Veteriner hekimlik, insan-hayvan-çevre sağlığını birlikte ele alan Tek Sağlık yaklaşımının ana bileşenlerinden biridir. Enfeksiyon hastalıklarının yaklaşık %60’ı ve yeni ortaya çıkanların %75’i zoonotik kökenli olup, gıdadan bulaşan hastalıkların çoğu da hayvansal ürünlerle ilişkili olup; ayrıca antibiyotiklerin büyük bir kısmı da hayvanlarda kullanılmaktadır. Bu yüzden veteriner hekimler; hastalık takibi, risk değerlendirmesi, erken uyarı ve farklı alanların birlikte hareket ettiği müdahale planlarında aktif rol almakta ve sürveyans, risk analizi ve erken uyarı sistemlerinde kritik rol oynamaktadır. COVID-19, kuş gribi, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, tüberküloz, bruselloz ve hantavirüs gibi hastalıklar bu yaklaşımın önemini açıkça göstermektedir.
Türkiye’de veteriner halk sağlığı hizmetleri; kurumsal parçalanmışlık, koordinasyon eksikliği ve saha kapasitesindeki yetersizlikler nedeniyle yapısal sorunlar yaşamaktadır. Bu durum; biyogüvenlik uygulamalarını, AMD’nin izlenmesini ve zoonoz kontrolünü zayıflatmakta, gıda güvencesi ve halk sağlığı açısından risk oluşturmaktadır.
Bilimsel veriler ışığında, toplum sağlığının korunması ve güvenli gıdaya erişim için aşağıdaki adımların atılması gerekmektedir:
- Veteriner hekimlik hizmetlerinin etkin, bilim temelli ve bağımsız bir yapıya kavuşturulması amacıyla, idari ve teknik özerkliğe sahip bir Ulusal Veteriner Otoritesi kurulmalıdır.
- Tek Sağlık yaklaşımı yasal statüye kavuşturulmalı ve bu çerçevede Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu oluşturularak sektörler arası entegrasyon güçlendirilmelidir.
- Antimikrobiyal kullanım politikaları sıkı denetime tabi tutulmalı; antibiyotikler yalnızca veteriner hekim reçetesi ve kontrolünde kullanılmalıdır.
- Hayvan refahı standartları uluslararası normlarla uyumlu hale getirilmeli ve etkin denetim mekanizmaları kurulmalıdır.
- Sürdürülebilir hayvancılık politikaları geliştirilmeli; çevre dostu, yerel ve dirençli üretim modelleri teşvik edilmelidir.
- Yerel yönetimlerde veteriner hekimlik hizmetlerinin kurumsal kapasitesi güçlendirilmeli ve hizmet sunumunda standardizasyon sağlanmalıdır.
- Veteriner hekimlerin özlük hakları, mesleki risk ve sorumluluklarıyla uyumlu şekilde iyileştirilmelidir.
Güçlü, bilim temelli ve kamusal bir veteriner hekimlik altyapısı olmadan etkili zoonoz kontrolü mümkün olamayacağı gibi, antimikrobiyal direnç gibi küresel tehditlerle de başa çıkılamaz.
Tek Sağlık yoksa, sürdürülebilir güvenlik de yoktur.
Bu vesileyle, mesleki risk ve sorumluluk bilinciyle çalışan tüm veteriner hekimlerimizin ve veteriner halk sağlığı emekçilerinin 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutluyoruz. Emeklerinin ve bilimsel katkılarının değerinin anlaşılması için yetkilileri gerekli adımları atmaya davet ediyoruz. 
